ALIŞVERİŞ SEPETİ 0
Sepeti Boşalt
Görünmez Katilin Anatomisi

Jeff Goodell, sıcağı termometrede yükselen bir sayı olmaktan çıkarıp bedenlerimizi, şehirlerimizi ve geleceğimizi değiştiren bir kuvvet olarak anlatıyor.

İklim krizi denildiğinde akla çoğu zaman eriyen buzullar, yükselen denizler, orman yangınları veya kuraklık gelir. Jeff Goodell ise Seni Önce Sıcak Öldürecek'te daha temel bir şeye bakıyor. Bütün bu krizleri harekete geçiren, çoğu zaman gözden kaçan, bazen de sıradan bir yaz günü sanılıp hafife alınan şeye: sıcağa.

Yirmi yılı aşkın süredir iklim değişikliğini takip eden gazeteci Jeff Goodell'in bu kitabı, sıcaklığı yalnızca hava durumunda gördüğümüz bir sayısal değer olarak ele almıyor. Sıcak, bu kitapta canlı bedenleri zorlayan, şehirleri yaşanmaz hâle getiren, hastalıkların yayıldığı coğrafyaları değiştiren, tarımı, göçü, işgücünü ve toplumsal adâleti yeniden biçimlendiren bir kuvvet. Görünmez olduğu için göz önünde tutulmayan; ama tam da bu yüzden daha tehlikeli olan bir kuvvet.

Sıcak Nasıl Öldürür?

Seni Önce Sıcak Öldürecek, 2021 yazında California'da yaşanan bir aile trajedisiyle açılır. Jonathan Gerrish ve Ellen Chung, bebekleri Miju ve köpekleriyle birlikte kısa bir doğa yürüyüşüne çıkar. Sağlıklı, genç, doğayı seven bir aile için sıradan görünebilecek bir gündür bu. Fakat yürüyüş sırasında sıcaklık hızla yükselir, suları tükenir, sıcağın etkisiyle muhakeme ve hareket yetileri zayıflar ve birkaç saat içinde hepsi hayatını kaybeder.

Goodell, çarpıcı biçimde anlattığı bu ve benzeri olaylar üzerinden sıcağın bedeni nasıl ele geçirdiğine odaklanır. İnsan bedeni kendi sıcaklığını belli bir aralıkta tutmak zorundadır. Terleme, kan dolaşımı, kalbin daha fazla çalışması, iç organlara giden kanın azalması, zihnin bulanması, karar verme yetisinin bozulması… Bunların hepsi bir sıcak çarpması vakasında birbirine bağlanan halkalardır.

Bir noktadan sonra beden artık kendini soğutamaz. Vücudun iç sıcaklığı yükseldikçe hücreler, proteinler, organlar zarar görmeye başlar. Sıcağın korkutucu tarafı da buradadır: çoğu zaman sessizce gelir ve herhangi bir uyarı vermeden ilerler. İnsan, tehlikeyi fark ettiğinde çok geç kalmış olabilir.

Goldilocks Bölgesi'nin Dışına Çıkmak

Goodell, insanlık tarihini dar bir iklim aralığı içinde düşünür. Medeniyetin geliştiği son binlerce yıl, gezegenin görece dengeli bir iklim evresine denk gelir. Tarımı, yerleşik hayatı, şehirleri, ekonomileri mümkün kılan arka plandır bu. “Goldilocks Bölgesi” olarak bilinen şey tam da budur: canlıların yaşamlarını sürdürebildiği, ne çok sıcak ne çok soğuk olan o elverişli ortam. Şimdi o ortamdan çıkıyoruz.

Ortalama sıcaklıkların bir-iki derece yükselmesi ilk bakışta küçük görünebilir; ama bu artış, istatistiksel bir ortalamadır. Arkasında saklı olan şu: aşırı sıcak olaylarının hem sıklığı hem şiddeti katlanarak artıyor. Daha önce elli yılda bir görülen sıcak hava dalgaları on yılda bir gelir oluyor; daha önce on yılda bir gelenler neredeyse her yıl. Ve her seferinde daha uzun sürüyor. Bu dalgalar geldiğinde ise sıcaklık, insan bedeninin, tarım arazisinin, enerji altyapısının ve ekosistemin tolere edebildiği eşiği aşıyor. Goodell'in kitabı, bu eşiğin ne anlama geldiğini somut olaylarla gösteriyor.

Şehirler, Sınıf ve Serinliğin Bedeli

Seni Önce Sıcak Öldürecek'in en güçlü taraflarından biri, sıcağın herkesi aynı şekilde etkilemediğini göstermesidir. Bir sıcak hava dalgası sırasında zengin bir semtle yoksul bir mahalle arasındaki fark, bazen yalnızca gelir farkı değildir. Ağaç gölgesi, yalıtım, klima, elektrik faturası, çalışılan iş, yaşanılan ev, yalnız olup olmamak, yaş ve sağlık durumu hayatla ölüm arasındaki çizgiyi belirleyebilir.

Goodell'in “termal apartheid” kavramıyla işaret ettiği şey budur. Sıcak, mevcut eşitsizliklerin üzerine biner ve onları daha acımasız hâle getirir. Klima parası olanlarla olmayanlar, kapalı ofiste çalışanlarla tarlada, inşaatta, sokakta çalışmak zorunda kalanlar aynı iklim krizini yaşamıyor.

Modern şehirler bu eşitsizliği daha da keskinleştirir. Beton, asfalt ve çelik gündüz ısıyı emer, gece geri salar. Ağaçsız, yeşilsiz mahallelerde bu etki çok daha sert hissedilir. Klima erişimi olmayan, kötü yalıtılmış binalarda yaşayanlar için elektrik kesintisi bile ölümcül bir tehdide dönüşebilir. Goodell bu tabloyu Phoenix'ten Chennai'ye, Portland'dan Paris'e uzanan örneklerle somutlaştırıyor: aşırı sıcak, artık yalnızca tropikal iklimlerin ya da kalkınmakta olan ülkelerin sorunu değil.

Isınan Dünya Her Şeyi Yerinden Ediyor

Sıcak yalnızca insanları değil, her şeyi etkiliyor. Isınan denizler balıkların göç rotasını değiştiriyor. Kuruyan toprak tarımı zorluyor. Ormanlar böcek istilalarına ve yangınlara daha açık hâle geliyor. Ölümcül hastalıklar taşıyan sivrisinekler ve keneler daha önce yaşayamadıkları bölgelere yayılıyor. Buzulların erimesi, denizlerin yükselmesi ve su döngüsünün değişmesi milyonlarca insanın yaşadığı yerleri güvencesizleştiriyor.

Goodell'in gösterdiği şey, sıcaklığın ekolojik olduğu kadar siyasal ve toplumsal bir güç olduğudur. Nerede yaşayacağımızı, ne yiyeceğimizi, hangi hastalıklarla karşılaşacağımızı, hangi işlerin yapılabilir kalacağını ve hangi şehirlerin kimler için yaşanabilir olacağını artık sıcak da belirliyor.

Felaket Kitabı Değil, Uyarı Kitabı

Goodell, sıcağı görünür kılmaya çalışıyor. Çünkü sıcak çoğu zaman görünmezdir: fırtına gibi yaklaşmaz, sel gibi önüne geleni sürüklemez, deprem gibi yeri sarsmaz. Ama bedenin içinde, şehirlerin altyapısında, tarlalarda ve okyanuslarda çalışmaya devam eder.

Seni Önce Sıcak Öldürecek, yirmi yılı aşkın süredir iklimi izleyen bir gazetecinin en olgun kitabı. Goodell kitap boyunca bilim insanlarıyla, doktorlarla, işçilerle, göçmenlerle, kent uzmanlarıyla konuşuyor; veriyle sahayı, bilimsel açıklamayla insan hikâyelerini yan yana getiriyor. Kitap yayımlandığı yıl NPR, The New York Times, Los Angeles Times ve The Economist'in yılın en iyi kitapları arasına girdi; LA Times Kitap Ödülü, New York Halk Kütüphanesi Helen Bernstein Gazetecilik Ödülü ve PEN/E.O. Wilson Edebi Bilim Yazarlığı Ödülü'ne aday gösterildi.

Kitabın sonunda Goodell bir soru soruyor: Kavrulacak mıyız, kaçacak mıyız, yoksa harekete mi geçeceğiz? Cevabı okura bırakıyor; ama soruyu artık görmezden gelmek mümkün değil.

Kitap kapağı
Bu yazıda incelenen kitap
SENİ ÖNCE SICAK ÖLDÜRECEK
JEFF GOODELL

Yorum Yap