ALIŞVERİŞ SEPETİ 0
Sepeti Boşalt
Vicdansızlar: Robert Hare’in Gözünden Psikopatinin Bilimsel Anatomisi

Vicdanın Sessizliği

Psikopati, en çok yanlış anlaşılan kişilik bozukluklarından biridir: kimi zaman şiddetle, kimi zaman delilikle, çoğu zaman hapishanelerle özdeşleştirilir. Psikopati alanında dünyanın en önemli otoritelerinden biri olarak kabul edilen Kanadalı suçbilim psikoloğu Dr. Robert Hare, bu yanlış anlamaların üzerine çeyrek yüzyıllık araştırmasını inşa etmiştir. 30 yılı aşkın bir süre British Columbia Üniversitesi’nde profesörlük yapan Hare, bugün adlî kurumlar için standart bir araç olan Psikopati Kontrol Listesi’nin (PCL) geliştiricisidir. Temel eseri Vicdansızlar, bir suç incelemesinden ziyade, aramızdaki “toplumsal yırtıcıları” tanımak için yazılmış bir rehberdir.

 

“Deli” Değil, Soğuk Bir Akılcılık

Hare, kitabında en temel yanılgıyı yıkarak başlar: Psikopatlar klinik anlamda “deli” değillerdir. Şizofreni gibi akıl hastalıklarında görülen gerçeklikten kopuş, halüsinasyon veya yoğun öznel sıkıntı psikopatide söz konusu değildir. Aksine, psikopatlar, ne yaptıklarının farkında olan, eylemlerini tam bir rasyonalite ve hesapçılıkla gerçekleştiren bireylerdir. Onlar için şiddet veya manipülasyon, bir hedefe ulaşmak için kullanılan soğuk bir araçtan ibarettir. Bu nedenle Hare, bu bireyleri vicdanın kısıtlamalarından tamamen âzade, özgürce seçim yapan “toplumsal yırtıcılar” olarak tanımlar.

 

Sözleri Bilip Müziği Duymamak

Psikopatın dünyasını anlamadaki en etkili metafor, “duygusal renk körlüğü”dür. Hare’in ifadesiyle bu kişiler, “sözleri bilirler ama müziği duymazlar.” Sevgi, pişmanlık, korku veya vicdan gibi kavramların sözlük anlamlarını kusursuz bir şekilde ezberlemişlerdir; ancak bu duyguların yarattığı içsel derinliği asla hissedemezler. Bu duygusal yoksunluk, diğer insanları, hisseden varlıklar olarak değil, sadece kendi arzularına ulaşmak için kullanılacak nesneler olarak görmelerine neden olur.

 

Aramızdaki “Görünmez” Tehlike

Dr. Hare bizi sarsıcı bir gerçeğe hazırlar: Psikopatların hepsi hapishanede değildir. Kitapta “suçaltı psikopatlar” olarak tanımlanan bireyler; aramızda avukat, doktor, iş insanı veya politikacı kimliğiyle, saygınlık maskesi altında dolaşabilirler. Câzibelerini ve manipülasyon yeteneklerini kullanarak arkalarında mahvolmuş kariyerler, istismar edilmiş aile üyeleri ve parçalanmış benlikler bırakırlar. Onlar için dünya, avcılar ve avlardan ibarettir ve başkalarının zaaflarından faydalanmamak olsa olsa aptallıktır.

 

Tedavinin Tuzağı

Kitabın belki de en çarpıcı tespiti, psikopatların neden tedavi edilemez kabul edildiğidir. Hare, geleneksel psikoterapi yöntemlerinin psikopatlarda işe yaramadığını, aksine onları daha tehlikeli hale getirebildiğini savunur. Psikopatlar için terapi ortamları, diğer insanların zayıf noktalarını ve empati dilini öğrenebilecekleri bir staj yeri olarak işlev görür. Kazandıkları bu yeni içgörüleri, gelecekteki kurbanlarını daha etkili biçimde manipüle etmek için kullanırlar.

 

Son Söz: Tanımak, Hayatta Kalmaktır

Vicdansızlar, yalnızca kriminoloji meraklıları için değil, bu bozukluğu tanımak ve kendini korumak isteyen herkes için vazgeçilmez bir kaynak. Hare’in en kalıcı katkısı belki de psikopatinin bir mit olmadığını, aramızda yaşayan ve tanınabilir özellikleri olan gerçek bir bozukluk olduğunu bilimsel zemine oturtmak olmuştur. Tanımak, korunmanın ilk adımıdır.


Kitaptan örnek bölümler incelemek ve satın almak için tıklayın.

Yorum Yap